SIMPLE PRESENT TENSE



Arkadaşlar benim en çok zorlandığım konu Türkçe düşündüğümü ingilizceye tam olarak dökememekti.Bu yüzden MAVİ ile yazılanları kendiniz ingilizceye çevirmeye çalışın. Yazamazsanız bakın.Ayrıca bolca örneklerle pekiştirin. 

KENDİNİZE GÜVENİN SAĞLICAKLA KALIN...




Bu zaman biçimini genellikle yapılan veya olan şeylerden bahsederken kullanırız. Geçmiş, şimdiki ve gelecek zamanların hepsini kapsar. Dolayısıyla, normal yaşamımızda sık sık yaptığımız şeylerden, alışkanlıklarımızdan ya da bilimsel gerçeklerden bahsederken kullanırız.

Örnek : 

Her akşam dişlerimi fırçalarım.
I brush my teeth every evening.


Güneş doğudan doğar, batıdan batar.
The sun rises in the east and sets in the west.


Su 100°C’de kaynar, 0°C’de donar.
Water boils at 100°C and freezes at 0°C. 



We live in Istanbul. 
Biz İstanbul'da yaşarız. 

She loves me.
O, beni sever.
 

I love her too.
Ben de onu severim.
 

I go to work everyday.
Ben hergün işe giderim.
 

 

You go to holiday every summer.
Sen her yaz tatile gidersin.

They don't clean their room every day. 
Onlar her gün odalarını temizlemezler.
 
You don't drink milk at breakfast. 
Sen kahvaltıda süt içmezsin. 
 
 
I don't sell my house.
Ben evimi satmam.

Zeynep doesn't lie to her friends.
Zeynep arkadaşlarına yalan söylemez.

My grandfather doesn't read comic book.
Büyükbabam çizgi roman okumaz.


The children like toys very much.
Çocuklar oyuncakları çok severler.

My uncle reads English books.
Amcam İngilizce kitaplar okur.

I love my dog very much.
Ben köpeğimi çok severim.

They don’t live in this house.
Onlar bu evde yaşamazlar.

Children like milk.
Çocuklar sütten hoşlanırlar.

She puts her books into the bag.
O, kitaplarını çantanın içine koyar.

We go to the seaside every summer.
Biz her yaz deniz kenarına gideriz.

I speak english.
Ben ingilizce konuşurum.

He does not like apple. 
O elma sevmez.

She kisses her children. 
O, çocuklarını öper.

I go to cinema once in a week. 
Ben haftada bir kez sinemaya giderim.

I like animals. 
Ben hayvanları severim.

The plane leaves for New York at 19.00.  
Uçak saat 19.00 'da New York'dan kalkar

I like English but I don’t like maths. 
Ben İngilizce severim ama matematik sevmem.

I love ingilicekitap.tr.gg
Ben ingilicekitap.tr.gg'u severim.

I like chicken. 
Ben tavuk severim.

I don't get up early on Sundays. 
Ben Pazar günleri erken kalkmam.

What do you do every evening? 
Her akşam ne yaparsınız?

Esra always sleeps late.  
Esra her zaman geç uyur.

We check our facebook profile everyday. 
Biz facebook profilimizi hergün kontrol ederiz.

When do you read book? 
Siz ne zaman kitap okursunuz?

My father works in a company
Babam bir şirkette çalışır.

Are you vegetarian? 
Siz vejetaryen mısınız?

The train leaves at 10:30 in the morning.   
Tren sabah saat 10:30 'da kalkar.

I brush my teeth everyday.
Ben dişlerimi hergün fırçalarım.

I don't like computers at all.
Ben bilgisayarları hiç sevmem.

I don't  watch TV very much.
Ben çok televizyon izlemem.

I usually play tennis.   
Ben genellikle tenis oynarım.

My father gives me money.
Babam bana para verir.

Ali doesn't drink milk at breakfast.
Ali kahvaltıda süt içmez.

The sun sets in the west.
Güneş batıdan batar.

I visit my grandparents every week. 
Ben, her hafta büyük anne ve babamı ziyaret ederim. 
 

Jack and me don’t make any noise in the classroom. 
Jack ve ben, sınıfta hiç gürültü yapmayız. 
 

The bus goes at half past two p.m.
Otobüs iki buçukta kalkacak. 
 

Our nextdoor neighbours go fishing at the weekend.
Yan komşularımız hafta sonu balığa gider. 
 

I always study hard for exams.
Ben, her zaman sınavlar için çok çalışırım. 
 

John goes to football practice every Tuesday.
John, her Salı futbol antrenmanına gider. 
 

In general, I believe that all people can live in peace.
Genelde, ben her insanın barış içinde yaşayabileceğine inanırım. 
 

Do you go to the supermarket every week?
Her hafta süpermarkete gider misiniz? 
 

Do you like going to school each day?
Her gün okula gitmeyi seviyor musunuz? 
 

Does she write a letter to her boy friend every week?
O, her hafta erkek arkadaşına mektup yazar mı? 
 

Does she know where the best foreign language courses are?
O, en iyi yabancı dil kurslarının nerede olduğunu o bilir mi? 
 

My aunt  watches a new episode of that soap opera every evening.
Halam, her gece o pembe dizinin yeni bir bölümünü seyreder.
 

Remzi tries all things to be successful.
Remzi başarılı olmak için herşeyi dener. 
 

They play in the garden after doing their homework.
Onlar, ev ödevlerini yaptıktan sonra bahçede oynarlar. 
 

Dogs like eating bones.
Köpekler kemik yemeyi sever. 
 

Water freezes at zero centigrade degree.
Su sıfır derecede donar. 
 

What time does the English class start?
İngilizce dersi saat kaçta başlıyor? 
 

The plane flies at a quarter to six a.m.
Uçak altıya çeyrek kala kalkacak. 
 

Does Linda have bicycle?
Linda’nın bisikleti var mı? 
 

I remember what you talk about.
Ben, senin bahsettiğin şeyi hatırlıyorum. 
 

Sandra loves her family very much.
Sandra, ailesini çok sever. 
 

Do you like going to school each day?
Her gün okula gitmeyi seviyormusun? 
 

Where do you usually study?
Sen, genellikle nerede çalışırsın?

 
I usually study at the library.
Ben, genellikle kütüphanede çalışırım. 
 

How often does she visit her parents?
Ailesini ne sıklıkla ziyaret ediyor? 
 

She visits her parents twice a month.
O, ailesini ayda iki kez ziyaret ediyor. 
 

The train stops at every station on the way to Ankara.
Tren, Ankara yolunda her istasyonda durur. 
 

The film starts at 9 o'clock every night.
Film her gece 9’da başlar. 
 

The exhibition opens on June 2nd and closes on July 31st.
Sergi Haziran’ın 2’sinde açılır ve Temmuz’un 31’inde kapanır. 
  

Do you surf the Internet every day?
Her gün internette sörf yapar mısın? 
 

Does your boss give you positive feedback?
Patronun sana olumlu geri dönüş verir mi?








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: