SIMPLE PAST TENSE



Geçmişte olmuş bitmiş olay ya da durumlardan bahsederken kullanırız. Bu zaman biçiminde olaydan çok olayın ne zaman olduğu önemlidir. Fiilin 2. hali kullanılır.

   
3 yıl önce Amerika Irak’ı işgal etti.
The U.S.A. invaded Iraq 3 years ago.


Birkaç ay önce öğrencilerim benim için sonbahar yaprakları topladılar.
My students collected Autumn leaves for me a few months ago.


I went to school yesterday.
Ben dün okula gittim.

 

You went Ankara last year.
Sen geçen yıl Ankara'ya gittin.

 

We played basketball last Sunday.
Biz geçen pazar basketbol oynadık.


Two boys played with a ball.
İki çocuk bir topla oynadılar. 

 

An old lady walked with her dog.
Yaşlı bir bayan köpeğI ile dolaştı. 

 

A nurse brought a little baby to the park.
Bir dadı parka küçük bir bebek getirdi. 

 

An old man sat down and read his newspaper.
Yaşlı bir adam oturdu ve gazetesini okudu.

 

A gardener swept up dead leaves.
Bir bahçıvan ölü (kuru) yaprakları süpürdü.

 

He finished all the exercices.
Tüm egzersizleri bitirdi.

I enrolled to the pilates course.

Pilates kursuna yazıldım. 


Dr  Brown healed the patient.
Dr  Brown hastayı iyileştirdi. 


They bought 2 tickets for the U2 concert.
U2 konseri için 2 bilet aldılar.

 

 

Michael Jackson recorded his last album in 2009.
Michael Jackson son albümünü 2009 yılında kaydetti.


He bought the last discounted computer 1 day ago.
İndirimdeki son bilgisayarı bir gün önce o satın aldı. 


Yesterday, I played with my little son.
Dün,küçük oğlumla oyun oynadım. 


A dog bit me last evening.
Geçen akşam beni bir köpek ısırdı. 


They took their medicaments a few minutes ago.
Birkaç dakika önce ilaçlarını aldılar. 

 


He didn't win the Nobel.
Nobel'i kazanmadı. 


My father didn't catch the last train. 
Babam son treni yakalayamadı. 


I didn't change my shoes. 
Ayakkabılarımı değiştirmedim. 


You didn't steal my wallet.
Cüzdanımı sen çalmadın.  
 


Michael Jackson didn't start his tourne "This is it". 
Michael Jackson "This is it" turnesine başlamadı. 

 

The director didn’t sign the letters.
Müdür mektupları imzalamadı.

 

 

 

 

 

I lived in Brazil for two years.
Ben, Brezilya’da iki yıl yaşadım. 
 

She studied Japanese for five years.
O, 5 yıl Japonca çalıştı. 
 

They sat at the beach all day.
Onlar, sahilde tüm gün oturdular. 
 

They did not stay at the party all night.
Onlar, partide tüm gece kalmadılar. 
 

We talked on the phone for thirty minutes.
Biz, telefonda otuz dakika konuştuk.  
 

How long did you wait for them?
Onları ne kadar (süre) beklediniz? 


We waited for one hour. 

Bir saat bekledik. 
 

I finished work, walked to the beach, and found a nice place to swim.
Ben, işimi bitirdim, sahile yürüdüm ve yüzmek için hoş bir yer buldum. 
 

He arrived from the airport at 8:00, checked into the hotel at 9:00, and met the others at 10:00.
O, havaalanına 8:00’de geldi, otele 9:00’da giriş yaptı ve diğerleriyle 10:00’da buluştu. 
 

Did you add flour, pour in the milk, and then add the eggs?
Unu ekledin, sütü içine döktün ve sonra da yumurtaları ekledin mi? 
 

I studied French when I was a child.
Ben çocukken Fransızca çalışdım. 
 

He played the violin.
O, keman çaldı. 
 

Did you play a musical instrument when you were a kid?
Sen, çocukken bir müzik aleti çaldın mı? 
 

She worked at the theater after school.
O, okuldan sonra tiyatroda çalıştı. 
 

She was shy as a child, but now she is very outgoing.
O, çocukken utangaçtı ama şimdi çok dışa dönük. 
 

He didn't like tomatoes before.
O, daha önce (eskiden) domatesi sevmezdi. 
 

Did you live in Texas when you were a kid?
Sen, çocukken Texas’ta mı yaşardın? 
 

When did you buy that sweater?
Bu kazağı ne zaman aldın? 
 

Why did the computer break down?
Bilgisayar neden bozuldu? 
 

How long did the train journey take?
Tren yolculuğu ne kadar sürdü? 
 

I didn’t know your e-mail address, so I phoned instead.
E-posta adresini bilmiyordum, bu nedenle onun yerine telefon ettim. 
 

Did you get the message I left the day before yesterday?
Geçen gün bıraktığım mesajı aldın mı? 
 

I arrived home at five. 
Ben, eve beşte vardım. 
 

Yesterday I worked on my math homework for three hours. 
Dün matematik ödevim üzerinde üç saat çalıştım 
 

I didn’t drink coffee last night, so I slept well.
Dün gece kahve içmedim, böylece iyi uyudum. 
 

Did you call me last night?
Dün gece beni aradın mı? 
 

Where did your brother sleep last night?
Kardeşin dün gece nerede uyudu? 
 

We stopped in the grocery store and buy some sandwiches.
Biz bakkalda durup biraz sandviç aldık. 
 

My parents lived in İstanbul for years.
Annem ve babam yıllarca İstanbul’da yaşadılar. 
 

I was happy child when we live there.
Orada yaşarken, ben mutlu bir çocuktum. 
 

My elder brother always helped me with my homework .
Ağabeyim, her zaman ödevime yardım ederdi.

 








Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın: